İran Seyahati

Modern İran mı yoksa Eski Pers mi? İran’a seyahat etmek aslında her ikisini de görmek demektir. Eski İran yerleri korunur, erişilebilir ve sergilenir, ancak daha fazla duyduğumuz modern İran İslam Cumhuriyeti’nin kurallarında örtülür.

Birçok tarihi ve doğal cazibesi, farklı gelenek ve ritüelleri ile İran, dost canlısı ve misafirperver yerlilerle birlikte, turistler için çok güzeldir.

Kuzeyde Hazar Denizi’nin güzelliğini ve güneydeki muhteşem Basra Körfezi kıyılarını, çölde yıldızlı geceler, bozkırları, göz kamaştırıcı haşhaşları, laleleri ve nergisleri, ülkenin farklı yerlerinde korunmuş tarihi eserleri ve en önemlisi, İranlıların ulusal misafirperverliğini – tüm bunları hayranlıkla seyredin Bahar tatil günlerinde İran’a bir gezi yapmak için başka bir sebep.

Aslında, böyle yolculuklar için, bahar doğru zamandır, çünkü o zaman İran’ın doğası tüm ihtişamındadır, etraftaki her şey hayata geçer, yenilenir ve çiçek açar.

Değişen ortamın arka planı, yeşil bozkırlar ve çayırlar, çiçekli bahçeler ve ilginç insanlarla sosyalleşerek, İran çevresinde bir gezi, huzur dolu anlar yaşayabilirsiniz. Hatta çeşitli muhteşem yerleri ziyaret ederek tüm sıkıntıları unutup çok fazla unutulmaz izlenim bırakabilirsiniz.

Dünya’nın bu bölgesi, bir zamanlar en eski bilinen İmparatorluk Elamlıların M.Ö. 1100 ile 550 arasında bulunan imparatorluktu.  Elamlıların yerine Medler gelince onlarında İmparatorluğunu, Persler yıkmıştır. İskender komutasındaki Yunanlılar M.Ö. 330 yıllarında ise bütün İran topraklarını ele geçirerek, İran topraklarında Parthların ve Sasanilerin egemenliği devam etmiştir.

Pers, dünyanın en büyük imparatorluğu olarak bilinmeye başladı – Persepolis (Yunanca“Persler şehri” mânâsındadır.) ile gücünün en büyük simgesi (ve şimdi de ziyaret edilecek en popüler Pers antik yerleri).

Sasanilerin çöküşü İslam ordularının İran’ı ele geçirmeleriyle olmuştur. Hazret-i Ömer döneminde İran üzerine birçok seferler düzenlenmiştir. İran içlerine giren İslam orduları, Âzerbaycan, Taberistan, Cürcan, Rey, Kumis, Karvin, Zencan, Hemedan, İsfahan ve Horasan’ı fethetmişlerdir. Hazret-i Ömer’in ölümünden sonra İran’da bazı karışıklıklar meydana geldi. Hazret-i Osman bunun üzerine askeri birlik göndererek isyanları bastırdı ve elebaşılarını cezalandırdı. Böylelikle İslam hakimiyeti, İran’da devamlı sağlanmış oldu.

1963 yılında Şah “Beyaz Devrim” adı altında ülkede büyük çapta ekonomik ve sosyal reformlar yapmıştır. Her geçen gün artan petrol gelirleri ve özellikle ülke savunması için yapılan büyük harcamalar, İran’ı Ortadoğu’da özellikle askeri bakımdan söz sahibi ülkeler arasına getirmeye başlamıştı. Bu zamanda Fransa’da sürgünde bulunan İranlı Şii lider Humeyni, ülkede Şii inancının hakimiyetinden istifade ederek, çoğunlukta olan Şiileri etrafında topladı.


Neyse, gelelim geziye

Dört mevsimi aynı anda izleyebileceğiniz, insan uygarlığının beşiği olan İran’ın her köşesine bir göz atın ve özel, eşsiz bir güzellik olduğunu göreceksiniz. İran topraklarının her parçası o kadar güzel ki, saatlerce yerel doğanın güzelliğinin tadını çıkarabiliyorsunuz.

Özellikle seyahat etmek için ilginç olan şey, her zaman İran’ın kuzeyi olmuştur.

Golestan, Mazenderan ve Gilan eyaletleri, sayısız ve en yoğun nüfuslu şehir ve köyleriyle, samimi ve misafirperver insanların benzersiz gelenek ve geleneklerle yaşadığı yerlerdir.

İran’ın diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında, bu üç vilayet turistler arasında oldukça popülerdir, hatta henüz görülmemiş pek çok ilgi çekici yer bulunmaktadır.

Hazar Denizi ve Alborz’un pitoresk dağları, İran’ın doğal hazineleridir, ki bu sayede herhangi bir kişinin ruhu değiştirilir ve tam bir ahenk hüküm sürer.

 

Golestan, Mazenderan ve Gilan illeri de milli parklarıyla ünlüdür.

 

Gilan

 

Mazenderan’da gezginlerin dikkatini çekecek olan kaplıcalarda bulunmaktadır.

 

Golestan Milli Park Manzara.jpg

 

Gilan en güzel manzaraları ise yeşil cennet. Manzaraları ve türbeleriyle güzel bir şehirdir.

 

Mazandaran İran.jpg

Alamut Kalesi

Alamut Devleti’nin merkezi olarak sarp dağların tepesine yaptırılmıştır. Alamutlar Nizari Batini-İsma‘il’iyye Devleti’nin yönetim merkezi konumunda olan ve Hazar Denizi’nin güney tarafında, Kazvin şehri sınırları içerisinde yer alan bir kaledir.

Kelime manası ise Kartal Yuvası.

Hasan Sabbah’ın önderliğini yaptığı, fedailerine sahte bir cennet vaadiyle kendi Haşhaşilik öğretisini yaydığı, tarihte Belde’t-ul’İkbal adıyla şöhrete kavuşan Elemûtlar Devleti’in karargahı ve başkenti niteliğinde hizmet vermiş olan bir yerleşim birimidir. Nizari-İsmaili mezhebinin yaşatılmasında büyük bir rol oynayan bu merkezde adamlarına cennetin anahtarlarını kendi ellerinde bulundurduğuna inandıran ve haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanan Hasan bin Sabbah, eğitime tabi tuttuğu fedaileri aracılığıyla birçok devlet adamı ve hükümdarın canına mâl olan suikastler tertip etmeyi başarabilmiş ve çevresindeki ülkelere epey gözdağı vermeyi başarabilmişti. Suikast düzenlemek anlamına gelen İngilizce assassination kelimesinin burada yaşayan haşhaşin örgütünün adından değişerek türetildiği zannedilmektedir. Zamanın Haçlı kaynaklı tarihçileri Hasan bin Sabbah fedailerinin kendilerini feda edecek kadar davaya bağlı olmalarını anlamlandıramamış ve siyasi suikastleri yerine getirmesi için haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanıldığını öne sürmüşlerdir.

wikipedia
Alamut Castle Alamut Kalesi
Alamut Kalesi ne doğru

Alamut Kalesi.png


İran’ın Efsane Dağ Köyü Sar Agha Seyed

Özgün bir kırmızımsı renk tonuyla karakterize edilen köy, özellikle geleneksel bayramlarda ve törenlerde, yıl boyunca çok sayıda yerli ve yabancı turist çeken İran’ın en eski köylerinden biridir.

Bu köy gördüğüm en yoğun yaşama alanı.

Sar Agha Seyed Köyü


Badab-e Surt

İran’ın renkli terasları nadir jeolojik bir başyapıttır. İran’ın pamukkalesi diyebiliriz. Havuz suyu pas renkli traverten yataklarında toplanır. Renkli su birikintileri, İran’ın Badab-e Surt’taki her bir kaya tabakasını, doğal olarak oluşturulmuş terasları örterek ve ateşli renk tonlarıyla mükemmel bir manzaraya dönüştürüyor. Manzara nefes kesici.

Bade-e Surt.png

 

Gün ışığı  tam olarak ulaştığında, su birikintilerindeki kayalarda kırmızı, turuncu ve sarı tonları ile su birikintilerini kırmızımsı renk alır. Gökyüzünden ve bulutlardan yansıyan yansımalar bazen karışıma mavi ve gri tonları ekleyerek zengin doğal renk tonlarıyla dolu bir suluboya paleti gibi oluşacaktır.

 


Babak Kalesi

İran’ı düşündüğün zaman, yalnız düşünür müsün, ortaçağ kaleleri sarp tepelerin üstlerine adeta yapışmış, çünkü kuzey-batı İran bunlarla dolu. Babak Kalesi de en iyisidir.

Meşhur Bebek Hürrem’in temsilciliği yaptığı Hürrem’in’iyye hareketin karargahıdır.

2300-2600 metre yükseklikleri üzerine inşa edilen ve 400 ila 600 metre derinlikteki boğazlarla çevrili olan kalenin, Partya hanedanlığına ait olduğu ve Sasanid hanedanlığı altında değiştirildiği sanılmaktadır. Kaleye ulaşmak için, dolambaçlı ve dar bir geçidi gezmek ve ardından 200 metre uzunluğunda bir koridor şeklindeki tapınağı geçmek zorundadır.Bu kale İran’ın Kültürel Miras Örgütü tarafından onarılmıştır.

Babak Kalesi.png


 

 


 

Esfahan

Şehre doğru yürüdüğünüz zaman, kendini bir kraliyet ziyareti için hazırlıyormuş gibi sanıyorsunuz. İlham verici bir mimari, zarif camiler, kiliseler, zarif saraylar, güzel bahçeler ve muhteşem köprülerden oluşan bir şehir, Robert Byron’un dediği gibi insanlığın tazelendiği bir şehir burası.

Isfahan Iran


 

Isfahan 33 köprü.png

33 Köprü Isfahan

Isfahan Carsı.png

 

Jardín Shazdeh

Kerman’a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta, Bam’a giden yoldaki küçük bir kasaba olan Mahan. İran’ın en güzel Pers bahçelerinin biridir. 1974 yılında ulusal miras olarak tescil edilmiş, aynı zamanda diğer Pers bahçeleri ile birlikte UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.

Mimari ve yapısal özelliklerle ilgili olarak, bahçe farklı seviyelerde teraslardan oluşmaktadır. Sulama sistemi çoğunlukla yeraltı mimarisinden gelmektedir. Su yüzeye çıktığında, güzel şelalelere yol açar ve harika ışıklı görüntüler verir.

Jardín Shazdeh.jpg
Jardín Shazdeh

Vitray Desenlerini Zemine Yansıtan Nasır El-Mülk Cami

İran’ın Şiraz kentinde bulunan Nasır El-Mülk Cami. Dışarıdan çok hoş bir görüntüsü var. Ancak içerideki görünüm çok ilgi çekici.

Renkli ışıklar sadece sabahları görülebiliyor, öğle vakti olduğunda hepsi yok oluyor.

Nasır Elk Mülk Camii İran.jpg

 

Camdan yapılmış bir gökkuşağı. Caminin camları dekoratif ve genellikle pembe rengi olduğu için “Pink Mosque (Pembe Cami)” olarak tanınmaktadır. İçeriye girdiğinizde sadece pembe renkler değil adeta renkler dans ediyor. “Pembe Camii” ni İran’ın en güzellerinden biri haline getiriyor.

Nasır el-Mülk Cami, 1876 ve 1888 yılları arasında inşa edilmiştir. Camiyi ziyaret etmek için en iyi zaman, güneşin vitray desenlerini zemine yansıttığı sabahın erken saatlerinde muhteşemdir.


Omer Hayyam Nişabur

Ömer Hayyam’ın Türbe-Mezarı ziyareti ve Omer Hayyam sözleri ile geziye şimdilik son veriyorum.

Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.

Omer Hayyam

 

 

Reklamlar